Taksim meydanın oradan kocaman bir nefes aldım . Yürüdüm...
Taktım kulaklığımı abimden kalma dilini hiç bilmediğim sadece ıslıkla eşlik edebildiğim bir şarkı açtım...Yürüdüm..
Bir de cigara yaktım... Yürüdüm...
Seninle gezdiğimiz ,gördüğümüz ,şaşırdığımız ,görünce gitmek istediğimiz filmleri ,senin sevdiğin cafeleri telefon kulubelerini ,şarkı çalan insanları, sevgilileri ,evlileri ,bekarları, mutluları ,mutsuzları gördüm. Yürüdüm..
İnsanlar önceden bizimle birlikte yürüyor gibilerdi istiklalde ,şimdi her biri bir kurşun gibi göğsüme saplanıp kalıyor sanki. Biraz seni düşündüm . Yürüdüm...
Şimdi sen yoksun ,etrafımdaki güzel kızlara bakınca koluma çimdik atan sen, boş kuytu bir yer bulupta dudaklarımı kanatmak isteyen sen ,aptal bir cafeye geçip boktan çaylarından içmek isteyen sen ,yoktun.. Ama Yürüdüm..
Şimdi düşünüyorumda çok yürümüşüz galiba o yolları seninle tek yürüyünce anladım bayağı da yol gidiyormuşuz her seferinde ama şimdi fark ettim ve yürüdüm...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder